NÖRAL TERAPİYLE NELER YAPILABİLİR?
Dr.Emel Gökmen, Türkiye de çok fazla tanınmayan “Nöral terapiyi “ uygulayan uzmanlardan biri…“Procain” isimli organik kökenli bir maddenin sorunlu bölgeye enjekte edilme esasına ve boyun ağrılarında etkili olduğuna dikkat çekiyor. Dr. Gökmen, “Bu tedavi , yeniden yaşam sağlıyor “ diye konuşuyor.
Dayanılmaz migren ağrıları ,bel ve boyun fıtıkları her sanı pençesi altına alıyor.Bu ağrılar nedeniyle insanların yaşam kaliteleri düşüyor, işgücü kayıpları büyük rakamlara ulaşıyor. Tıp dünyası ve büyük ilaç şirketleri bu soruna çare bulmak için durup dinlenmeden çalışıyor. Sürekli yeni bilgiler, farklı tedavi yöntemleri ortaya çıkıyor.
Türkiye de çok yaygın olarak bilinmeyen “nöral terapi “ yöntemi de dünyada 1920 yıllarından itibaren kullanılmaya başlanmış, Alman kökenli bir tedavi . Procain isimli organik kökenli bir maddenin sorunlu bölgeye minik iğnelerle enjekte edilmesi mantığına dayanıyor. Bu madde otonom sinir sistemini anında etkiliyor ve çalışması için uyarıyor. Zaten ağrı dediğimiz durum da , sinir sisteminin çalışmasında bir sorundan kaynaklanıyor.Bu uyarıcı etkiyle sorunlu bölgedeki sinirler eski güçlerine kavuşarak ağrılar sonlanıyor.
En basit dilde bu şekilde anlatılabilecek “nöral terapi” yi Türkiye de uygulayan hekimlerden biri olan Emel Gökmen in en büyük üzüntüsü . gelir düzeyinin ve sağlık sisteminin pek de iyi olmayan ülkemizde bu ucuz ve basit yöntemin geniş kitlelere ulaşmamış olması. Dr. Emel Gökmen , nöral terapi hakkındaki bilgilerini bizimle paylaştı.
Nöral terapi nedir?
Bu tedavi , Türkiye de çok yaygın olarak uygulanmıyor. Vücudun her yerine uygulanabilecek bir tedavi yöntemidir ve neredeyse her hastalığa uygundur. Çünkü, temelini vücudun problemli bölgesini uyarıp vücudun o bölgesinin kendini regüle etmesi, tedavi etmesi için bir uyarmasından alır. Bir organ iyi çalışmadığında , bir yer yaralandığında ya da bedenin bir yerinde bir aksama olduğunda, oradaki hücrelerin elektriksel potansiyeli düşüyor.Belli bir oranın altına düşmesi hücrenin ölmesine neden oluyor.
Nöral tedaviyle sorunlu bölgeye enjekte edilen “procain “ isimli madde anında etkiliyor ve o elektriksel potansiyeli yükseltiyor. Bu flaşör etkiyle oradaki doku kendini tamire geçiyor. Procain in artı bir özelliği de o bölgedeki dolaşımı artırıp, yoğun bir iyileşme süreci başlatması. Kaza ,travma gibi bedenin kendiliğinden aşamayacağı ,taşıyamayacağı durumlarda nöral terapi iyileşme sürecini hızlandırıyor. Bu nedenle spor yaralanmalarında da nöral terapinin kullanılması etkili oluyor. Ağrı bir savunma sistemi, kişiyi uyarma sistemidir. Ama kronikleşip ,uzun süreye yayıldığı zaman bu özelliğini kaybeder ve dayanılmaz olur. Mesela baş ağrısı , hem kişiyi, hem çevresindekileri bıktırır, hayat kalitesini ve iş verimini düşürür. Bu tür durumlarda oradaki hasarlanmayı düzeltiyor ve böylece ağrı ortadan kalkıyor.
Procain nasıl bir maddedir?
“Procain”, aslında bir lokal anestezi maddesidir. Isırgan otu ve acı bademden elde edilen bir madde olduğu için organik kökenlidir. Yan etkisi yoktur. Tümüyle bedende parçalanır. Damardan verdiğinizde dahi 20 dakika içinde ilaçtan iz kalmadığını görürüz. Çok kısa etkili ve parçalanınca organik maddelere dönüşen bir madde zaten çok yüklü miktarlarda da uygulanmıyor.
Otonom sinir sistemi bütün hücrelerin ve vücudun iletişimini sağlayan bir sistemdir ve cilt de uyarılmaya açıktır. Bu nedenle sinir sisteminin ciltteki bağlantısını kullanarak tedavi yapıyoruz. Hangi organın tedavisini yapacaksak , o organın ciltteki yansıma noktalarına yapılan uygulamayla tedaviyi gerçekleştiriyoruz. Zaten bir ilaç tedavisi değil, sadece otonom sinir sistemini uyaran bir uygulama.
Niçin hastalanıyoruz konusuna girdiğimizde; doğduğumuz andan beri biriktirdiğimiz şeyler bedenin bütünlüğünü bozup hastalıklara yol açıyor. Zaman zaman detoks yapar, birikimleri azaltırsak hastalıklara direncimiz de artar. Diyelim bademcikleriniz sürekli problem çıkarıyor o tarafa uygulanacak nöral terapiyle bütün kışı rahat geçirmeniz mümkün . Çünkü , bir anlamda o bölgenin direncini artırıp detoks yapıyor.
Uygulamayı nasıl yapıyorsunuz?
Nöral terapide uygulanacak belli alanlar var. Hasta boynu için geldiğinde sadece orayı tedavi etmekle yetinmiyor, diğer taraflarını da düzeltiyoruz. Hormonlarını regüle ediyoruz ,kireçlenmesi varsa onu da gideriyoruz. Yani bir taşla birkaç kuş vuruyoruz.
Hastaya hiçbir zarar vermeden, sadece cilde yapılan ince iğnelerle , ki bu da can yakmayacak bir ağrı veriyor, onlarla sağlıyoruz bu tedaviyi. Hasta baş ağrısı için geliyor ama birkaç seans sonra kendini daha iyi , daha sağlıklı, daha enerjik hissetmeye başlıyor. Çünkü, yaşam enerjisi değişiyor, psikolojisi daha da iyi oluyor. Buda bütün yaşamına olumlu biçimde yansıyor. Zaten kronik bir takım ağrıların geçmesi bile insana büyük mutluluk veriyor.
Hangi alanlarda kullanmak mümkün?
Nöral terapi her uzmanın kendi uzmanlık alanında kullanacağı bir yöntem. Nöral terapiyle vücudun bütünün uyarıp bedenin kendi kendisini düzenlemesini sağlayarak hastalıklara karşı bir mücadele edici bir bakış açısı açılıyor. Bunu alternatif tıp yöntemi olarak değerlendirmek yanlış. Ancak, tamamlayıcı diye niteleyebiliriz.
Bedeni bir bütün olarak görmeye başlarsak önümüzde bambaşka bir pencere açılıyor. Klasik tıpla açıklayamadığımız bir takım konuları bu bakışla anlaşılır hale getirebiliyoruz. Hastanın öz yaşam öyküsünü dinliyor, geçirdiği hastalıklar, ameliyatları öğreniyorum. Mesela vaktiyle geçirilmiş bir ameliyat ileriki bir zamanda vücudun başka bir yerinde bir ağrıya yol açabiliyor. Bu ayrıntıları da gözden kaçırmamak gerekiyor.
En iyi sonuç alınan bölge neresi?
Öncelikle ağrı tedavisinde iyi sonuç alınıyor. Bel, boyun, baş ağrısı , migren gibi ağrıların iyileşmesinde çok etkin. Bütün spor yaralanmalarında etken. Kireçlenme gibi yaşlıların yaşadıkları sorunu çözemeyiz ama yaşam kalitesini artıran, daha az ağrılı bir dönem geçirmesini sağlayabiliriz.
Bütün organların daha iyi çalışmasında, hormonal sorunların çözümlenmesinde etkili olabilir. Sinüzit, alerji gibi durumlarda iyi sonuç veriyor .Ama bedenin her tarafında uygulanabilir. Hastalığın durumuna göre birkaç seansta sonuç alınıyor.
Bu yöntem neden popüler değil?
Ben de bu konuyla ilgilendiğimde aynı şekilde düşünmüştüm.Herkesin faydalanması gerektiğini düşündüğüm bir yöntem olan nöral terapi aslında bir koruyucu hekimlik yöntemi. Çok ucuza mal oluyor ve birçok konuda kalıcı tedavi sağlıyor. Ama karşısında koca bir ilaç sektörü var. Biz nöral tedavi yapan hekimler bunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz ama o kadar yoğun bir çalışma tempomuz oluyor ki bizler de yeterince anlatmayı başaramıyoruz. Ancak tedavi ettiğimiz hastalar başka hastalara aktarıp bu yöntemi öneriyor, bilmeyenler bu şekilde haberdar oluyor ve bize geliyorlar. Zaten zengin bir ülke değiliz , o yüzden bizim ülkemizde daha çok kullanılmasından yanayım bu tedavi yönteminin. Ayrıca aldığımız tıp eğitimi çok uzun ve Ortodoks bir eğitim.Eğitim sırasında belirli bir bakış açısı oluşuyor ve çok kolay aşılamıyor . Dolayısıyla yeni yöntemlere çok fazla açık olmama gibi bir durum da var.
İş dünyasının stresi hangi sorunlara yol açar?
Kas spazmına dikkat. Stres , gerginlik kas spazmı yapar. Özellikle yönetici konumundakiler için sorunların altında yatan en büyük problem bu. Karar mekanizmasında yer alan, sorumluluk alan kişiler işlerinde iyi olan kişilerdir. Bu özelliklerinden dolayı bu mevkilere gelmişlerdir. Çalışma disiplinleri olur. Böyle kişilik özelliği günlük yaşantıyı zaten stresli yaşar.Buna bağlı olarak da omurga kaslarında spazmlar oluşur.
UZUN VADEDE TEHLİKELİ Bizim sürekli gerginliklerimiz . bilinçaltımızdaki gerginlikler omurgaya çok kolay yansır. Biz genelde bunu fark etmeyiz . Kendiliğinden kasılır ve biz isteyince de gevşetemeyiz. Uzun vadede bu spazmlar, omurga hasarlarına , fıtıklara , ciddi bel- boyun ağrılarına neden olur. Baş ağrıları, unutkanlık , konsantrasyon güçlüğü , yaşam enerjisinde düşüklük , isteksizlik gibi sonuçlara yol açar. Her şey birbirini tetikleyerek kısır döngü halinde devam eder. Bir süre sonra işini yerine getirirken bunda zorlanan bireyler ortaya çıkar. Artık kişi kendini zorlamaya başlamıştır.
Sorun nasıl aşılabilir?
Böyle durumda nöral terapi her şeyi çözmek anlamında değil ama bu kısır döngüden kişiyi çıkarmak noktasında önemlidir. Kişilik özellikleri değişmez, sorumluluk , stres değişmez ama o kas spazmını çözmek , yılların birikimi olan dokuları biraz sağlıklı hale döndürmek, beyin kanlanmasını artırıp, konsantrasyonu sağlamak sağlanabilir. Kişi kendini iyi hissedince biraz daha moral bulur ve yaşam enerjisi artar. Bu da kısır döngüyü kıran olumlu bir durumdur. Omurgadaki kasları çalıştıran en iyi egzersiz , sırt üstü yüzmek. Haftada iki gün yarım saat yüzmek , bir daha aynı noktaya gelmeyi engeller, stabiliteyi sağlar.
CAPİTAL – AKSTYLE, NİSAN 2006
