Dr Emel Gökmen Kimdir?

Dr Emel Gökmen Kimdir? Mesleki Geçmişi

Hastalıkları, nedenini bularak çözmeyi hedefleyen Dr Gökmen’in hastalık ve hastaya bakış açısı çok farklıdır. Tanıya uygun ilacı yazma döngüsünden 2004 yılında çıkarak kendine ait klinikte spesifik çalışmaya başlamıştır. Öncelikle yaşamı boyunca kendisinin de çektiği migren ve baş ağrılarını çözmeye yönelmiştir. Bu süreçte kendi migrenini çözmekle kalmayıp çok sayıda hastanın ağrısını dindirebilmiştir.

Dr Gökmen, 1967’de Muğla’da doğmuş, 1990’da Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun olmuştur. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde nöroloji uzmanlığını 1999’da tamamlamıştır. 2004 yılında Alman Hastanesindeki görevinden ayrılarak nöral terapi eğitimine başlamıştır.

İntegratif tıp (tamamlayıcı tıp) uygulamaları ile yakından ilgilenen Dr Gökmen nöral terapi yanı sıra akupunktur, homeopati, manyetik alan eğitimlerini almıştır. Dr Emel Gökmen, integratif tıp alanındaki bilgiler ışığında konvansiyonel tıp alanında farklı bakış açıları geliştirme üzerine çalışmalar yapmaktadır.

Nöroloji alanında birçok hastalık olmasına rağmen Dr Gökmen bazı hastalıklar üzerine spesifikleşmiştir. “Ağrı bedenin yardım çağrısıdır” düşüncesiyle her hastada o hastaya özgü nedenleri bulmayı hedeflemiş ve başarmıştır.

Neden Migren ve Baş Ağrıları?

Dr Emel Gökmen, Derin ve Toto’nun annesidir.

Dr Emel Gökmen, çocukluk yaşlarından itibaren kusmalı ataklardan, auralı ataklara her türlü migren türünü yaşamıştır. Öncelikle kendi migrenini çözmüştür. Migren tedavisinde şimdiye kadar deneyimlenmiş tedavileri aşan bir başarı geliştirmiştir.

Babası da küme baş ağrısından çok çektiği için çalışmalarını bu alanda da yoğunlaştırarak, küme baş ağrısının dişlerden kaynaklandığını söyleyen ve gösteren ilk hekim olmuştur. Aynı şekilde trigeminal nevraljinin de tamamen dişlerden kaynaklandığını iddia etmiş ve birçok başarılı tedavi sonucuyla iddiasını kanıtlamıştır.

Gökmen Yaklaşımı Nasıl Oluştu?

Gökmen Yaklaşımı, bazı hastalıklar için ortak kabul olan “nedeni bilinmeyen hastalıklar” paradigmasını kabul etmeyen bir akılla oluşmuştur. Dr Gökmen Aydınlanmanın ve bilimin temeli olan özgür akılla düşünerek (aude sapere) Gökmen Yaklaşımı’nı geliştirmiştir.

Gökmen Yaklaşımı’nda tedavinin öncelikle hastayı ve ağrısını ayrıntılı dinlemekten geçtiği, böylece nedenlerin tespit edilebileceği belirtilmektedir. Dr Emel Gökmen tespit edilen nedenlerin nöral terapi ile düzeltilmesinin yetmediğini gözlemleyerek iyi yönetilmiş diş tedavilerine ihtiyaç olduğunu deneyimlemiştir. Bu aşamada diş hekimliği alanında ilgili uzmanlarla çalışmıştır. Çalışmaları başarılı yürütebilmek için tedaviyi yönetebilecek düzeyde bu alana dair bilgi ve deneyim biriktirmiştir

Dr Gökmen, migren ve baş ağrıları yanı sıra fibromiyalji, bel-boyun ağrıları, bel-boyun fıtıkları, baş dönmesi, kulak çınlaması, huzursuz bacak sendromunda da nedenleri bularak yeni çözümler üretmiştir.

Dr Emel Gökmen’in Gelecek Vizyonu

Dr Emel Gökmen, olumlu tedavi sonuçlarından oluşan deneyimlerini kitaplaştırmaya başlamıştır. Kendisinin de çok çektiği migren ve baş ağrıları deneyimlerini “Migrene Çözüm Var” kitabıyla yayımlamıştır. Yeni çözümler geliştirdiği diğer hastalıklarla ilgili kitap çalışmalarını sürdürmektedir. Akademik dokümantasyon çalışmalarına da başlayan Dr Gökmen, kendi geliştirdiği yaklaşım ve deneyimlerini meslektaşlarına aktarmak amaçlı eğitim çalışmalarını, özellikle mesleklerinin önemini vurgulamak için diş hekimleriyle yaptığı paylaşımları çok önemsemektedir.

“Dr Emel Gökmen ağrıyı anlamayı ve dindirmeyi, Gökmen Yaklaşımı'nın yaygınlaşmasını kendisi için bir yaşam görevi edinmiştir.”

View Comments

  • Merhaba Emel Hanım. 13 yıldır fibromiyalji hastasıyım. Yurt dışındayım. İsveç'ten Türkiye'ye gelsem tedavi süresi ne kadar ve garanti ediyor musunuz?

    • Tedavi sürem hakkında birşey söyleyemem. Kişiye özel çalışıyorum, paket program uygulamam. Çünkü nedenleri çözüyorum ve her kişide farklı seyredebiliyor. Fibromiyalji tedavisinde başlangıçta en az 10 gün sonrasında birkaç günlük planlar dahilinde gelebilmeniz gerekiyor. Bilimsel tıpta garanti diye birşey yoktur ama şimdiye kadar olan hastalarımdan iyi sonuçlar aldım.

  • Emel Hanım merhaba. 38 yaşındayım. Daha önceden ara ara başımda tek taraflı baş ağrıları olurdu fakat son 1.5 senedir sürekli diyebileceğim baş ağrıları yaşıyorum. Özellikle başımın sağ tarafında şakak kısmında yoğunlaşıyor. Gün içinde sürekli olarak artıp azalan ağrılar oluyor. Bazen sabahları o bölgedeki gözümün şiştiği hissi oluşuyor. MR çekildi fakat bir sorun görülmedi. Doktor kontrolünde antidepresan tedavisine başladım fakat zaman zaman azalsa da henüz bir noktaya gelebilmiş değilim. Bu konuda ne önerirsiniz? İstanbul dışında yaşıyorum.

    • Olabilecek en uygun ilacı kullanıyorsunuz ama etkisi biryere kadar. Gelebilirseniz benim tedavimi öneririm, uzaktan yapabileceğim birşey yok üzgünüm.

  • Emel Hanım selamlar. Özellikle boynun sol kısmı, sol omuz, sol kürek kemiği ve zaman zaman sol kulakta şiddetli ağrılar yaşamaktayım. Vücudun diğer yerlerinde de olmakla beraber bu bölgeler çok daha hassas. Baş dönmesi ve özellikle baş-boyun hareketleriyle denge kaybı hayatımı aşırı derecede zor hale getiriyor. Ara ara irrıtabl bağırsak sendromu denilen duruma ait şikayetler de yaşıyorum. Baş dönmesi dönemlerinde çarpıntı da olabiliyor. Genelde sersemlik hissi de(dizziness) yaşamaktayım. Şiddetli baş ağrılarını yıllardır çekiyorum ama diğer belirtiler de ortaya çıktıktan sonra her belirtiye olduğu gibi baş ağrılarına karşı da hassasiyetim arttı. Birçok tetkik ve tahlil yapıldı. Boyunda küçük fıtıklar var. Beyin cerrahı bunların küçük fıtıklar olduğunu ve baş dönmesi yapmayacağını söyledi. KBB doktorları bana göre eksik tetkik ve tahlille kulaktan kaynaklı olmadığını, diğer belirtiler nedeniyle psikolojik olduğunu belirttiler. Bir hekim bunun meniere olduğunu söyledi. Bir de maalesef birçok doktor bir kişide sadece tek bir hastalık olabileceğini düşünüyor. Oysa ki bir kişide aynı anda birden fazla hastalık olabilir. Araştırmaktan artık stajyer seviyede de olsa tıbbi bilgi sahibi oldum. Doktorların bazıları bundan bile rahatsız oluyorlar, bilerek giden hastayı bazı şeylere ikna etmek zor çünkü. İstiyorlar ki hasta bilinçsizce bize gelsin ve bizde standart birkaç ilaç yazıp gönderelim. Yazmak istediklerimin özeti bile çok uzun oldu farkındayım ancak bu durumu da paylaşmak gerektiğini düşünüyorum. Sizden hastalığım ya da hastalıklarımın ne olabileceğine dair görüşlerinizi, sonrasında ise ne gibi bir tedavi önereceğinizi öğrenmek isterim. Saygılarımla.

    • Sedef hanım, yazdıklarınızda çok haklısınız. Hekimlerin hasta ile sıkıntısı yok, sıkıntı klasik tıbbın perspektif darlığında. Meslek hayatımın yaklaşık yarısını klasik hekim olarak geçirdim. Dayanamayıp hastane hekimliğinden istifa edinceye kadar. Klasik ya da ortodoks tıp hastalıkların nedenlerini sorgulamaz, semptomları klasifiye eder, tanı kriterlerini uygular ve tanıya göre ilaç verir. Hasta ise çözüm ister. Sizin gibi biraz bilgili ve sorunları kompleks haline gelen hasta sorgular. Çünkü çözüm arayışındadır. Kendisi bu perspektiften bakmayan hekim rahatsız olur. Bu durumdan hoşlanmaz ve yaşadıklarınızın temelinde psikolojik sorunlar olduğunu düşünüp ve size de söyleyerek başından atar. Bu hekimlerin değil tıbbın temel sorunudur. Bütüncül tıp yaklaşımı uygulanmıyor. Oysa beden bütün çalışıyor.
      Sizin şikayetlerinize gelince anlattığınız tüm şikayetler birbiriyle bağlantılı bir tablo. Sol taraf baştan kürek kemiğine kadar olan ağrılarınız, baş dönmeleriniz ve boyun fıtığınız temelinde bağ dokusu bio-elektriksel zaafiyeti ve çene-diş kapanma dengesizliği var. Bu duruma diş sıkmanın büyük katkısı vardır diye düşünüyorum. İrritabl bağırsak sendromuda işin içine eklenince biraz fibromiyaljiye doğru gidiyorsunuz. Tüm bunların alt yapısında hipersensitive genetik yapı yatıyor. Bu ise sizin yaşadıklarınızı ve hayatı sorgulamanızı sağlayan olumlu bir yapı ancak böyle semptomların çıkmasına neden olabiliyor. Olumlu bu yapıya dokunmadan bedendeki bio-elektriksel bozukluklar ve balans düzeltilirse şikayetleriniz kontrol altına alınır, yaşam kaliteniz artar, tüm bunların psikolojik olmadığını da görürsünüz. Sonuç olarak size Gökmen Yaklaşımını öneriyorum.

      • Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. İletişim bilgilerinizden en kısa zamanda size ulaşıp nasıl bir tedavi programı uygulayabileceğimizi ve şehir dışında olduğum için bu tedavinin yaklaşık olarak ne kadar sürebileceği hakkında bilgi edinmeyi istiyorum. Tekrar teşekkürler.

        • Şehir dışı hastalarda hastanın koşullarını da göz önüne alarak bir planlama yapıyoruz. Yurt dışından bile tedavi planlayabiliyoruz. Sizin içinde uygun tedavi planlaması yapabiliriz. Arayıp asistanlarıma telefon bırakırsanız en kısa sürede size dönerim.

  • Merhaba Emel Hanım. Size Almanya'dan yazıyorum. İstanbul'daki bir arkadaşım sizin hastanızdı ve migrenden kurtuldu, şu an çok mutlu. Onun önerisi ve internetten okuduklarımla ne kadar samimi olduğunuzu ve bu duyguyu çok yakından tanıdığınız için yardım elini uzatan bir şahıs olduğunuzu anlayabiliyorum. Ben 3 hafta ağrı hastanesinde yattıktan sonra bana klasik migren ve fibromiyalji teşhisi konuldu. Spor, yüzme, qiqong ve Jakobsen kas rahatlama yöntemiyle destek alabileceğimi söylediler. Migrenim için ağrı kesici verdiler ve "bir yandan psikolojik destek alın bu hastalık kalıcı" dediler. Bir taraftan hastalığımın nedenini bilmek rahatlattı, öbür yandan üzüldüm ve karamsar bir duyguya kapıldım. Fibromiyaljiyi ne olduğunu bilmeden 15 yıldır çekiyorum. Migren yeni yeni sıklaşmaya başladı. Bilhassa adet öncesi, hava dengesiz olduğu zaman ve stresli anlarda. Yurt dışındayım, kendimde biraz da dil eksikliği hissediyorum ve size ulaşmak istiyorum. Uzun bir iznim olmadığı içinde nasıl bir muayene yaptırmalıyım bilmiyorum. Bana yardımcı olursanız hayatım boyunca size duacı olurum. Bu hastalık beni çok yıpratıyor. Selam ve saygılarımı sunarak şimdiden gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum.

    • İstanbul'a gelip kalma koşulunuz ne kadardır. Ona göre planlama yapalım. Fibromiyalji ve migren tedavisi bir süreçtir. Aralıklı yapılabilir. Siz en iyisi arayın, telefon bırakın. Konuşalım. Birşeyler yapılabilir.

  • Hocam merhaba. Yaşım 37. Benim de auralı migrenim, yüksek tansiyonum ve boyun fıtığım var. Migrenle alakalı birkaç kez konuşma bozukluğu ve görme bozukluğu yaşadım. Son birkaç gündür de ense kökümden başlayan ve başımın arkasında oluşan ağırlık gibi bir durum söz konusu, hatta ayağa kalkıp yürüdüğümde sanki kafamın içindeki ağırlıkta her adımla birlikte zıplıyor ve ağrı veriyor. Size ulaşmak ve tedavi olmak isterim. Numaranızı mail adresime göndermenizi rica ediyorum. Şimdiden ilginize ve alakanıza teşekkür ederim.

    • Sevgili Eylem, auralı migren ilginç ve zor bir tablodur. Siz de farkındasınız. İletişim bilgileri içinde numaralarım var, 0212 3436666 ya da 0533 2467361 arayabilirsin.

  • Emel Hanım merhaba. Size Azerbaycan'dan yazıyorum. 2008 yılında midemde ortaya çıkan bir şikayetten dolayı doktora baş vurdum. Midemde ciddi bir sıkıntı olmadığı ortaya çıktı ama boynumda sorunlar olduğunu tespit etdiler. Doktorların bazıları boyun fıtığı derken bazılarıysa fibromiyalji olduğunu söylediler. 8 senedir doğru tanı bile alamadım, hep ağrı çekiyorum, bedenimin sol tarafı tümden ağrıyor. 2011'den beri fluoxetine kullanıyorum, önceleri etkisi vardı, şimdi onun da etkisi kalmadı. Son 1.5 senedir depresyon, anksiyete, reflü, irritabl bağırsak sendromu, boyun fıtığı ve fibromiyalji gibi hastalıklarım oldu. 4 ay önce bir akupunktur tedavisi aldım, biraz yardımı oldu. 17-24 Mart arası İstanbul'da olucam. Bu süre zarfında sizden randevu alarak tedavi olmam mümkün mü? Teşekkür ederim.

    • Olabilir. Yetmeyebilir ama yardımcı olur. Sonrasında Azerbaycan'da iyi akupunkturistler vardır. akupunktur ile devam edersiniz. Ancak hemen arayınız. Çünkü o hafta randevularım dolu olabilir.Tam tarih veriniz size yer bulmaya çalışalım. 0212 3436666 veya 0533 2467361 arayabilirsiniz.

  • Merhaba Emel Hanım. Bu yazılanları okuyunca sorunumun sizden destek alarak çözülebileceğine inanmaya başladım. Yaklaşık 1.5 yıldır sağ kürek kemiğimim hizasındaki sırt ağrısından muzdariptim ki halen devam etmekte. Bunun üzerine Haziran ayında başlayan ve yaklaşık 4-5 ay süren bir ishale yakalandım, aynı zamanda başımda bir dönme, sürekli yatma isteği oluştu. Hiç kalkmadım, yemek yemek istemedim, sanırım psikolojim bozuldu. Daha sonra bir profesöre gittim, bana kolonoskopi yapıldı, tabii yanında bir sürü kan testine de bakıldı. Sonuç olarak hiçbir şeyimin olmadığını, çok stresli olduğumu, hastalıktan dolayı depresyona girdiğimi ve irritabl bağırsak sendromu olduğumu söyledi. Doktor bana tedavi için antidepresan verdi, 3 ay kullandım ve bıraktım. İshalim ara ara devam ediyor ama artık iyiyim, takmıyorum. Sırtım için birçok kez akciğer filmi çektirdim, solunum testi yaptırdım, tüm batin çekildim. Muayenesinde de, raporda da hiçbir şey çıkmadı. Yılbaşından sonra da idrar yolu enfeksiyonuyla beraber ağır grip geçirdim. Sonrasında sadece bacaklarım ve kalçamda olmak üzere önce kızaran, sonra ağrı yapan morluklar oluşmaya başladı. 2 farklı dahiliye doktoruna gittim, kan testinde kanamayla ve trombositlerle ilgili olan bütün testleri yaptılar, sonuçlar temiz, hematoloji uzmanına gönderdiler, yaptırdığım tahlilleri hematoloji bölümü doktoru da gördü, yine bir şey yok. "Belki kılcal damarlarında sorunlar vardır, incedir, çatlıyorlardır, bir kalp damara git" dedi. Ona da gittim, renkli doppler çektiler, onun sonuçları da temiz, herhangi bir tıkanıklık yok. Son 1 aydır da ellerim, kollarım, bacaklarım, kalçam, sırtım ve boynumda ağrılar var. Sinirlerim iyice bozuldu, her şey temiz ama ben kendimi her geçen gün daha kötü hissediyorum. Sürekli yorgunum, yatıyorum ama kalkınca yine yorgunum. Gerçekten işime, evime, aile hayatıma, kısaca her şeyime yansıyor. Gerçekten hiçbir tahlilimde bir şey çıkmıyor. Son olarak doktor romatizma tahlili istedi, o da 07.03.2016'da çıkacak. Diğer kan tahlillerini de baştan istedik, bir kısmı çıktı, yine temizler. Ne yapacağımı şaşırdım, herkes bana hastalık hastası diyor. Hiç iyi hissetmiyorum kendimi, eskisi gibi enerjim yok. Lütfen bana bir yol gösterin, kafayı yemek üzereyim.

    • Romatizma testleriniz çıksın. Sizi bir romatolog görsün. Çok büyük ihtimalle fibromiyalji tarzı bir hastalığınız var. Tüm bunlardan sonra tanı konulamazsa bir daha ayrıntılı sadece şikayetlerinizi, ne yaşadığınızı yazın. Diğer doktorların yaptıklarını değil. Nedenini bulmaya çalışalım. Ben farklı bir açıdan bakıyorum ve tahlillerle yakalanamayan hastalıklarla uğraşıyorum. Bulma ve çözüm üretme olasılığım yüksek. Ancak herşeye rağmen yaşadıklarınızın psikolojik olmadığını söyleyebilirim.

  • Emel Hanım Merhaba. 1 yıldır devam eden tinnitus problemim var, sebebi belli değil, yaşam kalitem büyük oranda düştü. TMS ve soft lazer denedim. Sizce nöral terapi ile fayda görmem mümkün mü? Ben de dahiliye uzmanıyım.

    • Doktor hanım nöral terapiyle çözüm bulabileceğinizi düşünmüyorum. Sizin durumunuz çok tipik. Öncelikle etiolojiyi düzletmek lazım. Ben nedenini biliyorum. Çene eklemi disfonksiyonunu düzeltmeliyiz. Bu aşamada özel bir çalışma gerekiyor. Diş hekimine ya da çene cerrahına gitmekle çözülmez. Uygun bir tedavi sürecinde nöral terapi tedaviyi destekleyici olarak kullanılabilir. Biraz sabırlı olursanız tinnitus çözülebilir. Birçok vakada (kendimde dahil olmak üzere) çok olumlu sonuçlar aldım.

  • Merhaba. Üniversite öğrencisiyim. Eve geldiğimde başımda şiddetli bir ağrı oluyor. Bazen şakaklarımdaki damarların gerildiğini, bazen de kan akışının belirginleştiğini hissedebiliyorum. Başım ağrıdığı zaman genellikle gözlerim de ağrıyor, o zaman telefon ışığına dahi bakarken çok rahatsız oluyorum. Özel hastaneye de gittim, tüm tetkikleri yaptılar, sonuç olarak gerilim tipi baş ağrısı olduğum söylendi, doktor antidepresan verecekti, istemedim. Bunlarla birlikte çene problemim de var, sebep bu olabilir mi? Bu ağrılardan nasıl kurtulabilirim? Yardımcı olur musunuz?

    • Baş ağrınızn biraz migren özellikleri de var görünüyor. Tek başına gerilim baş ağrısı olduğunu düşünmedim. Antidepresanlar sadece baskılar çözüm olmaz. Diş sıkmanın bu tabloya katkısı vardır. Nerede üniversite okuyorsunuz yazarsanız size bazı önerilerim olabilir.

  • Merhaba Emel Hanım. İsmim Vasfiye. 10 yıldır çektiğim ağrılarım var. Bazı dönemlerde çok artıyor, özellikle sabahları her yerimde ağrı, sızı, karıncalanma ve yanma oluyor. Sırt ve kürek kemiklerim, el ve ayak bileklerim, çene ve diş köklerim, bacak arkalarım çok sızlıyor ve ağrıyor. Birçok doktora gittim, fibromiyalji dediler, antidepresan verdiler. İlaçlar bana dokundu. Sonra bir nöroloğa gittim, o da 2 tane antidepresan verdi. Bu ilaçları 1 aydır kullanıyorum ancak ağrılarımda bir değişiklik yok. Ne yapmalıyım? Artık her gün sorunlarla uyanmaktan yoruldum, başımda da sürekli bir basınç var. Ne yapmamı önerirsiniz? Şimdiden teşekkürler.

    • Fibromiyalji şikayetlerinizin olduğu belli. Olabilecek en uygun ilaçlar verilmiş. Bundan sonrası için artık ilaç dışı tedavileri denemelisiniz. En uygun olanı Gökmen Yaklaşımı ile nedene yönelik tedavi olacaktır derim. Sayfayıda okuyun değerlendirin derim. herşeyin çözümü vardır.