Sihirli İğnelerle Sağlıklı Yaşam
Sihirli iğnelerle sağlıklı yaşam olur mu? Yeni yılda size en içten isteğim SAĞLIK olacak. Bundan bir on yıl Önce olsa para derdim, aşk derdim ama günümüzün yükselen değeri sağlık. İnsan sağlıklı olmadıktan sonra ne aşk, ne para ise yaramıyor. Mutluluk desen sağlıkla geliyor. Boşuna mı bu kadar çok sağlıklı yaşam, antiaging yazıları sağda solda… Sağlıktan bahsetmişken, yazmak için beklediğim bir tedavi yönteminî anlatacağım size. Hazır, yeni yılın ilk pazarı, vaktiniz de var, gündem de boşken kulak verin.
Geçenlerde annemi bizim gazetenin doktor yazarlarından Aybars Akkor Bey’e götürdüm, annemin beli ağrıyor çoğunuz gibi. Girmişken ben de bileğimi gösterdim. Çok yazı yazmaktan kaynaklanan bir meslek hastalığı, bilekte sinir sıkışması. Karpal Tunel Sendromu var.
Gece parmaklarım uyuşuyor, ilerledikçe kas zayıflıyor, tuttuğunuzu düşürüyorsunuz. Bilinen tedavisi ameliyat Aybars Bey, tetkiklerime baktıktan sonra ‘Merak etme ameliyatsız iyileştireceğiz’ dedi. Birlikte çalıştığı bir doktor hanıma havale etti beni ‘Nasıl bir tedavi yapacaksınız?’ diye soruyorum, ‘Söylersek kaçarsın’ diyorlar!
Nöral Terapi Tedavisi
Nörolog Dr. Emel Hanımla baş basa kaldık sonra. Bana ‘nöral terapi’ yapacağını anlattı. İnternetten de girip bakabilirsiniz. Sistemin esası, vücudun basta bölgesine iğneyle küçük küçük prokain enjekte etmek ve böylece o bölgeyi uyararak kendi kendisini tedavi etmesini sağlamak. Prokain aslında bir tür anestezi ilaca, ama çok küçük dozajlarda kullanıldığı zaman uyarıcı etki yapıyor. Vücut, öyle bir sistem ki hasta bölgeyi kendisi iyileştirebiliyor. Emel Hanım, ilk seansta bileklerime beşer iğne yaptı. Mucize gibi ama o gece parmaklarım uyuşmadı! Tedavi üç seans sürdü. Sonuç inanılmazdı, iyi gelmişti, artık ne tuttuğumu düşürüyordum, ne de uyuşma kalmıştı.
Emel Hanım’ı bir kurtarıcı gibi görüyordum, yıllardır yakamı bırakmayan migrenimi de tedavi etmesini istedim. Önce muayene etti, röntgenlerime baktı, bana hayatı zehir eden baş ağırlarımın, bir hastalık belirtisi olduğunu bile bilmediğim kulak çınlamaları, geçici hafıza kaybı gibi semptomların bir kısmının gerilim tipi boyun ağrılarından kaynaklandığını, söyledi. Ayrıca çeşitli trafik kazalarından arta kalan boyun deformasyonunun da nedeni var tabii. ‘Bunun tedavisi daha uzun sürer’ dedi.
Sanki Cennetteyim
Ben iğnelere dayanıyorum, dayanmak ne kelime, kendimi cennette gibi hissediyorum! Gıkım çıkmıyor, bazen otuz, bazen daha çok seni iğne yapıyor seanslarda, ayrıca lazer, akupunktur, manyetik rezonans tedavileri de uyguluyor. Doktorum, ‘Henüz tam iyileşmediniz’ diyor ama artık başım ağrımıyor! Bütün bunları size reklam olsun, Emel Hanım’a koşturun diye anlatmıyorum. Zaten kendisi çok yoğun ve yakında bebeği de olacağı için daha fazla hastaya hiç ihtiyacı yok. Bu tedaviyi öğrenin, sinirlerle ilgili hastalıklarınız için kullanın; Türkiye’de bu tedaviyi yapan 20 kadar doktor varmış, haberiniz olsun, benden yeni yıl armağanınız olsun istiyorum. Bana çok iyi gelmiş, klasik tıpçıların pek de bilmediği ve hatta güvenmediği bir tedavi yöntemini sizinle paylaşmak için yazıyorum. Bu arada kamuoyunun huzurunda doktoruma, Emel Gökmen’e de açık teşekkürüm olsun istiyorum!
POSTA GAZETESİ, OCAK 2005
